© Aksaray Portal 2021

İş Bıraktılar: “Sizler Yediniz, Hesabını Biz Ödemeyeceğiz!”

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, “Sizler yediniz, hesabını biz ödemeyeceğiz” diyerek, yapılan maaş zamlarının artırılması için hükümete seslendi ve 1 günlük iş bırakma eylemi yaptı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, kent meydanında basın açıklaması gerçekleştirerek “Sefalet ücreti dayatmasına boyun eğmeyeceğiz” diyerek iş bıraktı. Gerek asgari ücrete gerek memura gerek emekli maaşlarına yapılan zamların yetersiz kaldığını vurgulayan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, taleplerini dile getirerek, hükümete seslendi.

“Yalanlarla Örülmüş Bu Sistemin İllüzyonunu Reddediyoruz”

Eğitim İş Sendikası adına Ahmet Eraslan konuşma yaparak, “Emeğimizin değersizleştirilmesine, yaşam şartlarımızın ağırlaştırılmasına, yoksullaştırılmamıza ve insanca yaşam hakkımızın hiçe sayılmasına karşı ülkemizin her köşesinde alanlardayız. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı %44,38’lik yıllık enflasyon oranı, çarşıda, pazarda yaşadığımız gerçeklerle asla bağdaşmamaktadır. Halkı yanıltan bu sahte rakamlarla bizleri sefalete mahkûm etmeye çalışanlara karşı susmayacağız! Yalanlarla örülmüş bu sistemin illüzyonunu reddediyoruz ve emeğimizin onurunu korumak için mücadele bayrağını yükseltiyoruz!” dedi.

“Kamu Emekçileri Kirasını Ödeyebilmek İçin Öğrenciler Gibi Ortak Ev Tutmaya Mecbur Bırakılmıştır”

Kamu emekçilerinin maaşlarına yüzde 11,54 oranında zam uygulanmasının alın teri ve emeğe büyük bir hakaret olduğunu ifade eden Eraslan, “Üstelik bu hakaret yalnızca kamu emekçilerini değil, toplumun geniş kesimlerini de derinden yaralamaktadır. Ekonomik krizle her gün biraz daha ağırlaşan hayat koşulları, temel ihtiyaçlarımızı bile karşılayamayacak duruma gelmemize yol açmıştır. Açlık sınırında yaşamaya zorlanan milyonlar olarak, bu düzenin sürdürülemez olduğunu haykırıyoruz! Artık zamlar, sıradan bir haber olmaktan çıkıp emekçilerin günlük yaşamını alt üst eden bir gerçekliğe dönüşmüştür. Market raflarından temel ihtiyaçlara, faturaların her kaleminden ulaşım ücretlerine kadar fiyatlardaki artışlar, emekçilerin cebine her gün biraz daha yük bindiriyor. Kamu emekçileri, maaşlarını hangi ihtiyaçlarına yetiştireceklerini şaşırırken, art arda gelen zamlarla mücadele etmek neredeyse imkânsız hale geldi. Ülkemizde kira artışları, artık vatandaşların barınma hakkını elinden alacak boyutlara ulaşmıştır. Ortalama konut kira bedeli asgari ücret düzeyine ulaşmış, kamu emekçileri kirasını ödeyebilmek için adeta öğrenciler gibi ortak ev tutmaya mecbur bırakılmıştır” açıklamasında bulundu.

“Elimizde Bir Simit, Bir Bardak Çayla Daha Neyi Boykot Edelim?”

Asgari ücrete, emekli maaşlarına ve memura yapılan zamların vatandaşı açlığa mahkûm etmek anlamına geldiğini ifade eden Eraslan, “Bu kölelik düzeni ile hayatta kalmak mümkün değildir. Cumhurbaşkanı'nın ‘fahiş fiyatlı ürünleri boykot edin’ çağrısı, siyasi iktidarın halktan ne kadar kopuk olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Emekçi ve emeklilere yapılan bu boykot çağrısı, bir avuç ayrıcalıklı azınlığın sokaktan, çarşıdan ve halkın gerçeklerinden tamamen uzaklaştığını açıkça göstermektedir. Sayın Erdoğan’a soruyoruz: Elimizde bir simit, bir bardak çayla daha neyi boykot edelim? Elektrik faturasını mı? Çocukların eğitim masraflarını mı? Market reyonlarını mı? Ulaşımı mı? Halkın yaşam mücadelesini görmezden gelen bu çağrılarla, adeta dalga geçercesine yapılan açıklamaları kabul etmiyor ve yaşam koşullarımızı iyileştirmek için sorumluluk almayanları silkelenip kendine gelmeye davet ediyoruz! Bu çelişkiyi asla kabul etmiyoruz! Halkın alın teriyle oluşturulan kamu kaynaklarının, halkın refahı yerine rant projelerine ve yandaş şirketlerin kasalarına akıtılması, vicdanları yaralayan bir haksızlıktır. Yandaş şirketlerin, kamu kaynaklarını talan edercesine sahiplenmesi ve üstüne üstlük vergi indirimi gibi ayrıcalıklar bekleyen bir yüzsüzlüğe bürünmesi artık sabır sınırlarını aşmıştır. Halk, yokluk içinde yaşam mücadelesi verirken, kaynakların bir avuç yandaşa peşkeş çekilmesine göz yummayacak ve bu talan düzeninin değişmesi için mücadeleye devam edeceğiz. Artık tükendik!” sözlerini kullandı.

“Eşit İşe Eşit Ücret Talebimizden Vazgeçmeyeceğiz”

En düşük memur maaşına yüzde 100 artırılmasını, asgari ücretin insan onuruna yakın bir seviyeye yükseltilmesini, asgari ücretin işçi sendikaları ve konfederasyonlarının söz sahibi olduğu bir komisyon tarafından belirlenmesini talep ettiklerini söyleyen Eraslan, “Kadın emekçilerin üretim sürecine eşit koşullarda katılabilmesi için iş yerlerinde ücretsiz kreşler açılmalıdır. Bu adım, yalnızca kadınların ekonomik özgürlüklerine katkı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine de güç kazandıracaktır. Halkın sırtına yüklenen adaletsiz vergiler, emekçinin alın terine yapılan açık bir gasp haline gelmiştir. Vergi adaleti sağlanmalı, ücretli çalışanların vergi dilimi %15’e sabitlenmeli, temel ihtiyaçlara uygulanan dolaylı vergiler kaldırılmalıdır. Yandaş sendikaların dilenci gibi refah payı talebine karşı, gerçek bir toplu sözleşme mutabakatı sağlanmalıdır. Alacağımız her zam taban aylığımıza ve emekliliğimize yansıtılmalıdır. İşverenin güdümünde olmayan, bağımsız kamu emekçileri konfederasyonlarının söz sahibi olduğu bir toplu sözleşme sistemi şarttır! Eşit işe eşit ücret talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz! Kamu kurumlarındaki mülakat uygulamasına son verilerek liyakatin esas alındığı bir sistem kurulmalıdır” dedi.

“Sizler Yediniz Hesabını Biz Ödemeyeceğiz”

Artık sessiz kalma zamanı olmadığını ifade eden Eraslan, “1 günlük iş bırakma eylemini gerçekleştirdik. Bu, yalnızca kamu emekçilerinin değil, toplumun her kesiminin mücadelesidir. Bu mücadele, insanca bir yaşam, adil bir gelir dağılımı ve halkın refahını önceleyen bir düzen içindir. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, emeğimizin ve onurumuzun hiçe sayılmasına asla izin vermeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz!

Hep birlikte sesimizi yükseltelim! Bu burada bitmeyecektir, taleplerimizin dikkate alınmaması durumunda tüm emekçiler ile genel grevin örgütlenme sürecinde etkili olacağımızı kamuoyuna buradan ilan ediyoruz. İşyerlerimizden ve alanlardan uyarıyoruz! Emeğimiz için, geleceğimiz için, adalet için mücadeleye devam ediyor ve hükümeti bu yanlıştan acilen dönmeye davet ediyoruz. Sizler yediniz hesabı biz ödemeyeceğiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz. Patrona teşvik, emeğe zulüm” sözlerine yer verdi. Haber: Kemal Onur Atalay 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER