Ziller Ve İpler

Harun Atalay

 24 Haziran seçimlerinin ardından 

Zilleri takıp sokaklarda ‘Ahan da! Biz demedik mi?’ diyenleri izliyorum hayretle...

Bunların çoğunu tanıyorum,

İnanın bunların büyük çoğunluğu, ‘Ahan da! Biz demedik miciler?’ 

Sözde taraftar oldukları partinin, kimi ya üyesi ya da partiyi gele gide yol edenler... 

Kimileri yakınları ve hatta kendileri için iş-güç  ya da her hangi bir konuda bitmek bilmez istekleri olanlar.

24 Haziran hepimize bir gerçeği daha öğretti, 

Menfaatleri bitenlerin, her dönemde olduğu gibi, bu dönemde de en çok sesinin çıktığını gösterdi. 

Oysa partilerine sözde gönül verenler Genel Başkan ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın  konuşmalarından hiç nasiplenmiyorlar. 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı, sürekli konuşmalarının satır arasında ne söylüyor? 

‘Biz bir dava partisiyiz. Bizim içimize, ona küstüm bunu beğenmedim, ben olmalıydım bencillikleri bizleri yer bitirir.’

16 yıldır AK Parti iktidarında  bu düşüncelere sahip kanserli hücreler  hızlı bir şekilde çoğalıyor. 

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı bu tür kanserli hücreleri zaman zaman temizlese de 

İlla her dönem bu menfaat odakları ‘Yok! illa benim dediğim olacak’ diyor. 

AK Parti İl Binasının toplantı salonunda  bir dönem asılı güzel bir söz vardı,

‘Bizler düşmanlarımız ile dost olmaya çalıştık, 

Dostlarımız bize küstü. 

Düşmanlarımız bizimle olmadı ve biz kaybettik.’ 

İnsan bu kavun değil belki koklayarak dost edinmiyor. 

24 Haziran seçimlerimden sonra sesi çok çıkan, bağıran, çağıran bir çok boş teneke,

Sözde AK Partili, her türlü menfaat işlerini yıllarca sülük gibi parti üzerinden yürütüp, 

Menfaat kaynakları kesilince ‘tu- kaka’ diyor. 

Hayat bizlere ibretlik derslerini vermeye devam ediyor 

Şimdi hemen hemen aynı çığırtkanlar yerel seçime gözlerini diktiler. 

Hepsini hep birlikte izleyeceğiz. 

Dava nedir? Dava adamlığı nedir? Lidere itaat  nedir? Bilmeyenler, Lütfen,  

MHP’nin 49 yıllık siyasi hareketinden ders çıkarsın.

Yılmadan, yorulmadan, sürekli sıkıtılar içinde çalışarak,

Kazanacağız! Kazanacağız! Kazanacağız’ diye davasına, Liderine koşulsuz inanlarla; 

‘Sadece ben ve benim zümrem kazansın da gerisi ne olursa olsun’ diyen asalakları yetkililer görmeli ve önlemlerini almalıdır artık. 

Gerçi bu kadar çığırtkanlığın altında, davasızlar, güç odaklı gezer  dururlar. 

Bugün orada yarın burada, bağıra çağıra eriyip giderler de gitmeleri biraz ses kirliliği yapıyor ona kızıyorum...

Bunların zilleri ve iplerini kim tutarsa o yönde oynarlar. 

Eleştirmek, doğruyu söylemek, yazmak, anlatmak farklı bir erdemdir. 

Hiçbir şey üretmeden, lafla, sözle, tehditle; birilerine aba altından sopa göstermek, ders vermeye çalışmak ise şerefsizliktir... 

Kalın sağlıcakla...

Hepinizi kirpiklerinizden öperim!

 

banner487

banner487