Haber Detayı
17 Temmuz 2017 - Pazartesi 16:07 Bu haber 687 kez okundu
 
Aksaray’ın Efsane Geçmişi
Şehr-i süleha aksaray adı nereden gelmiştir?
AKSARAY Haberi
Aksaray’ın Efsane Geçmişi

 Aksaray’ın tarihte aldığı isimleri biliyorsunuz, peki hikâyelerini biliyor musunuz? Anadolu Ekspres Gazetesi şehrin tarihi sayfalarında yaptığı gezintiyle küçük bir derleme yaptı. Tarihte birçok isimle anılan güzel şehrin isimlerinin hikâyelerini sizler için derledi.

Tarihte kurulan her köyün, her şehrin adının ister gerçek olsun, ister rivayet, isterse efsane bir hikâyesi var. Aksaray’ın da adı hakkında birçok rivayet, birçok efsane anlatılır. Bunlardan biri İranlıların miras bıraktığı Kapadokya, İranlıların bölgeyi işgal ettiklerinde “Güzel atlar ülkesi” manasına gelen “CAPPADOCIA” adını bu bölgeye verdiği öğrenildi.

Dar-Üs-Zafer

Aksaray’ın tarihteki isimlerine ait bilgiler İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ de yer alıyor. Buna göre Aksaray’a Selçuklu zamanında “Zafer Yurdu” anlamında verilen ismin hikâyesi şöyle: Haçlı seferleri sırasında II. Kılıçarslan başkent Konya dışında askeri bir üs kurmayı düşünür. Bunun için de ilimiz Aksaray’ı seçer. Şehri sağlam surlarla, medrese, cami, hastane, bedesten gibi kamu yapılarıyla süsler. Her zafer dönüşünde Aksaray’a uğrar, şenlikleri burada başlatır. Şehre de “Zafer Yurdu” manasında “DAR-ÜS-ZAFER” adını verir.

Ah Saray – Aksaray

Şehrin adıyla ilgili edinilen bir diğer bilgi ise efsane niteliğinde. Bir zamanlar Selçuklu sultanlarından birinin çok sevdiği kızı hastalanır. Ülkenin tüm hekimleri saraya çağrılır, ama hastalığın sebebi anlaşılamaz. Kızın “Ah Saray” iniltileri odalarda yankılanmaktadır. O sırada saraya derviş kılıklı bir adam gelir. Sultandan izin alıp hastayı görür, konuşturur, nabzını dinler. Sevda kelimeleri geçtikçe kızın nabzının hızlandığını görür. Kızın kime sevdalı olduğunu, onun nerede yaşadığını öğrenir. Kız saraydan kurtulup sevdiğine kavuşamayacağını düşündükçe “Ah Saray” diye inlemektedir. Derviş, sultanın huzuruna çıkar. Sultana: Sultanım gözdenizin kurtulmasını ister misiniz? diye sorar. Sultan: “Evet, onun yaşaması benim yaşamamdır” der. Derviş öğrendiklerini sultana anlatır, hastalığın dermanının iki sevdalının evlendirilmesi olduğunu söyler. Rivayetlere göre Sultan, delikanlıyı buldurtur, getirtir. Düğün, dernek kurulur. Bundan sonra “Ah Saray” iniltileri “Aksaray’a dönüşür.

Şehr-İ Süleha

Selçuklu zamanında kıymet verildiği bilinen Aksaray’a bir de şehirde iyi niyetli insanların yaşadığına dair isim uygun görülmüş. Buna göre Kılıçarslan burayı o kadar çok sevmektedir ki, kötü niyetli kişilerin bu kente giremeyeceğine dair bir ferman çıkartır. Suç işleyenin hemen başı vurulacaktır. Evliya Çelebi’nin anlattığına göre bu amaçla sarayın giriş kapısının iki yanına tunçtan iki aslan heykeli yaptırır. Bunlar şehre gözcülük eder, kötü niyetli kişiler kente girdiklerinde aslanlar ağızlarından çıkardıkları alevlerle onları yakar, kül ederler. Bu yüzden iyilerin, doğruların, Salihlerin yaşadığı Aksaray’a “İyilerin yurdu” , “Salihlerin yurdu” anlamına gelen “ŞEHR-İ SÜLEHA” adı verilmiştir. Haber: Ziya Koçak

Kaynak: Editör:
Etiketler: Aksaray’ın, Efsane, Geçmişi,
Yorumlar
Haber Yazılımı